PAYLAŞ

American Honey, bağımsız Amerikan sinemasının son yıllardaki en iyi örneklerinden biriydi. Yönetmen Andrea Arnold, bir İngiliz olmasına rağmen filmde gerçek bir “Amerikan ruhu” yakalamayı başarmıştı. Üniversite eğitimini Amerika’da almış olmasının bunda payı bulunmakla birlikte, filmin en dikkat çeken yanlarından biri güncel Amerikan popüler müziğinden seçkilerle dolu olmasıydı. Filmin yönetmenini tanımıyorsanız, 55 yaşındaki İngiliz bir kadının eseri olduğunu öğrenince oldukça şaşıracaksınız.

Andrea Arnold ile ilgili görsel sonucuYol filmi soundtrack’lerinin çoğu zaman çekme kaset havasında olduğunu düşünürüm. Bu nedenle, American Honey film boyunca birbirinden bağımsız tınlayan şarkıları üst üste getirdiğinde hiç şaşırmadım ve yadırgamadım. Zaten aynı karmaşayı soundtrack albümünde de görüyoruz. Bir grup gencin Amerika’nın bir ucundan öbürüne göç ettikleri bu hikaye, seçilen müzikler esası ile bu ruh halini incelikle yansıtıyor. Albümde filmdeki şarkıların tamamını bulmak mümkün değil ne yazık ki. Bunun albümün bir bütünlüğe sahip olması adına alınan bir karar olduğunu düşünmüyorum. Albüm, bu hali ile oldukça dağınık ve farklı bir soundtrack.

Albümün açılış şarkısını Quigley (asıl adı ile Casey Potter Carlson) “Beginning of Anything” ile yapıyor. Los Angeles kökenli pop şarkıcısı daha önce ismi duyulmuş biri değil, ama insanı ilk dinleyişte yakalıyor. Ardından gelen Madeintyo’nun 2016 yılında piyasaya sürdüğü “Uber Everywhere” ile albümün hip-hop serisine başlangıç yapıyoruz. Üçüncü şarkı ise Country şarkıcısı Sam Hunt’ın fazlası ile alışıldık melodilere sahip şarkısı “Take Your Time”. Albümün genel atmosferini bu üç şarkı ile özetlemek mümkün. Pop, rap ve country üçgeni film boyunca karakterlerin yolculukları boyunca yaşadıkları duyguları bize aktarmak konusunda oldukça başarılı oluyor.

American Honey ile ilgili görsel sonucuAlbümün dikkat çeken şarkılarından Steve Earle’nin “Copperhead Road” başarılı bir country eseri. Filme ismini veren “American Honey” de Lady Antebellum’un elinden çıkma oldukça iyi bir country şarkısı. Albümün country bölümü bunun dışında bize pek bir şey veremiyor. Daha çok film içerisinde tekrar tekrar kulağımıza gelerek filme bütünleşen rap parçaları E-40’nin “Choices (Yup)” ve Rae Sremmurd’un “No Type”ı ile insanın içini ısıtan yol sahnelerini ve karakterlerin yaşadıkları karmaşayı tekrar tekrar hatırlıyorsunuz. Pop cephesinde ise Ciara ve Ludacris’in beraber söylediği “Ride” yakalayıcı melodisi ile dikkat çekiyor.

American Honey ile ilgili görsel sonucuAlbümün en başarılı bölümünün ise bütün bu karmaşanın arasında gizlendiğini düşünüyorum. Türler arasında beklenmedik geçişler olması, özellikle filmi izlememiş olanlar için albümün değerini oldukça düşürüyor. Ama Mazzy Star klasiği “Fade Into You” ya da The Raveonettes’in shoegaze büyüsüne sahip “Rechage & Revolt”unu duyduğunuzda albümün zenginliğini hissetmeye başlıyorsunuz. Bonnie ‘Prince’ Billy’nin “Careless Love” ile sesini duymak bile gerçekten şaşırtıcı. Filmin atmosferine bu kadar uygun başka bir Bonnie ‘Prince’ Billy şarkısı düşünemiyorum.

Filmin muhteşem finalini daha da etkileyici yapan Raury’nin “God’s Whisper” şarkısı aslında 2014 tarihli albümünden bir tekli. Zihninizde çaldığı sahne ile bütünleşmemesi imkansız, ritmi ile insanı hipnotize eden bir indie folk şarkısı. Bu hak ettiği değeri görememiş hazineyi fark edip bizlere sunan bir özen ve incelik var karşımızda.

American Honey ile ilgili görsel sonucuAlbüm 19 şarkısı ile bir buçuk saate yakın bir süreye sahip. “American Honey” böyle bir amacı olmamasına rağmen bir müzik filmi olarak anımsanacak olmakla birlikte, ne yazık ki filmi izlememiş insanlar için, birbiri ile hiçbir ortak yanı olmayan bir karmaşaya “albüm” olarak bakmak zor gelecektir. Bu açıdan yolda dinlemek için çekilmiş bir “çekme kaset” dinlediğinizi düşünürseniz, her şey daha anlamlı bir hale gelmeye başlayacaktır. Filmi izlemiş olanlar ise bu şarkıları birbirine bağlayan şeyin, karakterlerin sıkışıp kaldıkları tuhaf dünyanın parçaları olduğunu hatırlayarak albümden daha fazla keyif alacaktır.

Andrea Arnold’ın filminde ayrıntıları yakalamak konusunda gösterdiği başarıyı, çoğu pek bilinmeyen yerel Amerikalı müzisyenleri keşfedip, bu albüme dahil etmek konusunda da gösterdiğini düşünüyorum. Ne tür müzikten hoşlanırsanız hoşlanın, burada kendinize göre gizli bir hazine bulacaksınız.

7/10