PAYLAŞ

Mayıs ayında ilk solo albümünün lansman konseri ile Coop’ta sahne alan Faik ile mini bir röportaj gerçekleştirdik.

10 yılı aşkın bir süre Fake Oddity ile çalıştın. Sonra geçtiğimiz Şubat ayında ilk solo albümünü yayınladın. Solo albüm yapma kararını nasıl verdin anlatır mısın?
Kendi projemi yapmayı uzun süredir düşünüyordum. Ama bunun için olan ilham ve cesaret iki sene önce ailemi köklerimin peşine düştüğüm bir yolculuk sırasında geldi. Ailemin tanımadığım bir bölümünün ve kökenimin uzandığı Kosova’ya olan bu yolculuk hayatımda çok şey değiştirdi.

Albüm ve içinde yer alan şarkılar hakkında neler söyleyebilirsin?
Şarkılar Amerikan Folk ve Indie Pop tarzındalar.  Albümün ilk bölümü daha çok hayattaki engeller, bir kişilik arayışı ve Kosova yolculuğum ile ilgili. İkinci bölümü ise aşk ve hayattaki seçimler ile ilgili. Albümün ismi “Sharr Mountains” da Şar Dağlarının eteklerindeki Prizren şehrinden olan ailemle tanışma hikayemden esinlendi.

Peki, şimdiye kadar albüme aldığın tepkiler nasıl oldu?
Fransa, Türkiye ve Kosova’da çok iyi bir medya desteği aldı. Bu yaz büyük festivallerde çalarak albümü live olarak da çok sayıda seyirciyle buluşturacağım için mutluyum.

Mayıs sonunda Türkiye’de albüm lansmanın vardı. Coop sahnesinde olmak nasıl bir deneyimdi? Lansmana gösterilen ilgiden memnun musun?
Doğdugum şehirde ilk solo albümümü tanıtmak gerçekten çok keyifli bir deneyimdi. Evet, ilgiden memnunum. Konsere kalabalık ve enerji dolu gelen İstanbul seyircisi beni çok güzel ağırladı.

Dinlediğin, sevdiğin müzisyenler kimler? En favori şarkını bizimle paylaşır mısın?
Mumford&Sons, JeffBuckley, Radiohead, Vampire Weekend, Half Moon Run çok sevdiğim ve beni etkileyen gruplar. “Half Moon Run – Full Circle” son yıllarda benim en çok beğendiğim şarkı.

Lyon’da yaşıyorsun ama sık sık buraya da geliyorsun. İstanbul’da en çok sevdiğin, özlediğin yer neresi?
Özlediğim çok yer var. Ortaköy, Karaköy, Beyoğlu ve özellikle boğazı çok özlüyorum.

Albümün ilk klibinde de İstanbul var. Klipten biraz söz eder misin?
Klip ikili pozlama tekniği ile Lyon, İstanbul ve Kapadokya’da çekildi. Benim ve bir kızın üstünde ikinci katman olarak İstanbul ve Kapadokya’dan görüntüler kullandık. Görsel olarak daha fazla derinlik vermek için de bir kasenin içine konmuş süt, deterjan, zeytin yağı ve boya olan bir karışımı yakın plandan çekip arka plana ekledik. Konusu bir kızı ve Türkiye’yi özlemem hakkında.

Türkiye’deki ve Fransa’daki müzik sektörlerini kıyaslayacak olsan neler söylersin?
Fransa’da sanata devlet desteği olması sanatçıların daha iyi şartlarda çalışmasını sağlıyor. Onun dışında gayet benzer olduğunu düşünüyorum. Popüler müzik ön planda Fransa’da da, çoğu grup bir reklamın veya dizinin müziğinde yer alarak, ünlü bir grubun önünde çıkarak kendini daha büyük kitleler ile tanıştırıyor.

Yakın zamanda 4.500 kişilik bir açıkhava tiyatrosunda sahne aldığını biliyoruz. Bu kadar dev bir kalabalığın karşısında olmak nasıl bir duygu, anlatır mısın?
Roma İmparatorluğundan kalma bu tarih dolu sahnede yeni albümümü çalacağım. Rüya gibi olacağına eminim. Kariyerime başladığım ve ilerlettiğim Lyon’un en önemli konser mekânında çalacağım için çok mutluyum.

Son soru da seni yeniden İstanbul’da dinlemek isteyenler için. İstanbul’da bir sonraki konserin ne zaman olacak?
İstanbul’a Kasım ayında gelmeyi düşünüyorum. Mekânlar ile görüşmeler devam ediyor. Konser tarihlerini websitem www.faik.fr’den takip edebilirsiniz.