PAYLAŞ

David Bowie’den aldığı el ile yıkılmadan kariyerine son sürat devam eden Lady Gaga denilince klasik bir pop ikonundan çok daha fazlasını hayal etmeniz son derece muhtemel.

Stefani Joanne Angelina Germanotta ile ilgili görsel sonucu

Stefani Joanne Angelina Germanotta 

İtalya kökenli Katolik bir ailede büyüyen Stefani, 11 yaşında Manhattan’daki bir Katolik okulunda eğitim hayatına başladı. Klasik okul eğitimi almadan önce 4 yaşında piyano eğitimi de almaya başlayan Stefani ilk şarkısını 13 yaşında yazdı. 14 yaşından itibaren açık mikrofon gecelerinde sahne almaya başladı ve lise hayatı boyunca okul dramalarında çeşitli roller ile yer aldı.

“Okul yıllarında oldukça disiplinli ve çalışkan bir öğrenciydim ancak kendime tam olarak güvenmiyordum. Genelde diğer çocuklar tarafından çok tuhaf ya da provokatif olarak kabul edildiğim için dalga geçilirdim. Zamanla bu durumu kabullenmeye başladım ve kendimi bir ucube olarak görmeye başladım.”

Lise yıllarından sonra annesi, New York Üniversitesi müzikal bölümüne başvurması konusunda destekte bulundu ve 17 yaşında okula kabul edilerek New York’ta öğrenci olarak yaşamaya devam etti. Şarkı yazma konusundaki çalışmalarına ek olarak öğrencilik yıllarında sanat, din, politika ve sosyal konularda yazdığı makaleler ile de büyük bir başarı elde etti.

2005 yılında müzik çalışmalarına ağırlık vermek istediği iııçin okuldan ayrılma kararı aldı. Ailesinden 1 yıl boyunca kira ve diğer harcamalarını karşılaması için destek aldı. Babasının başta karşı çıkmasına rağmen bir yıl içinde müzik konusunda büyük bir başarı elde etmezse okula geri döneceğine dair söz verdi. Aynı yıl, Rivington Street’te küçük bir daire kiraladı ve Grandmaster Melle Mel ile bir çocuk kitabının audio kayıtları için demo şarkılar kaydetti.

“Tüm ailemi geride bıraktım ve bulabileceğim en ucuz daireyi kiraladım. Yaptığım müziği biri duyuncaya kadar resmen sefil bir hayat yaşadım.”

2006 yılında New York’tan arkadaşları ile kendi grubunu kurdu. Stefani Germanotta Band (SGBand) adını verdiği grup kendi şarkılarının yanı sıra kült rock şarkılarının cover’larına da yer veriyordu. Küçük New York barlarında konserler vererek müzik kariyerine başlayan grup zamanla kendi hayran kitlelerini oluşturdu ve birkaç yıl içerisinde müzik yapımcısı Joe Vulpis’in de dikkatini çekmeye başladı. Vulpis stüdyolarında birkaç şarkı kaydeden SGBand “Words” ve “Red and Blue” adlı EP’lerini New York’ta verdiği konserler öncesi satışa çıkardı ve şehrin müzik çevrelerince büyük bir taleple karşılaştı.

radio gaga ile ilgili görsel sonucu

Radio Gaga

SGBand 2006 yılında kariyerlerinin en parlak dönemini yaşadı. Müzik yapımcısı Rob Fusari “Songwriters Hall of Fame New Songwriters Showcase” adlı bir etkinlikte Stefani’nin yeteneğinden çok etkilenerek kendisi ile kısa sürede iletişime geçti. Aynı günlerde SGBand dağılma kararı aldı ve Stefani, Fusari ile birlikte yeni şarkılar kaydetmek için New Jersey’e seyahat etmeye başladı. Beraber çalıştıkları dönemde Fusari, Stefani’nin vokal yeteneğini Freddie Mercury’e benzetiyordu ve Stefani için bir sahne adı arayışına girmişti. Freddie Mercury etkisi Fusari’nin aklına “Radio Ga Ga” adlı şarkıyı getirdi ve Stefani’ye “Lady Gaga” ismini önerdi. Stefani yeni sahne ismini çoktan kabullenmeye başlamıştı ve bir daha Stefani olarak anılmak istemediğini söyledi.

Gaga ve Fusari arasındaki müzikal ilişki ilk aşamada çok başarılı ilerlemedi. Buna rağmen ikili “Team Love Child” adını verdikleri bir kayıt şirketi kurdu ve kaydettikleri dans şarkılarını büyük plak şirketlerine yollamaya başladı. Def Jam Record yetkililerinden Joshua Sarubin Lady Gaga’nın sıra dışı ve kışkırtıcı vokal tarzından çok etkilendi ve 2006 yılında ikili yeni bir albüm anlaşması imzaladı. 9 aydan kısa bir sürede albüm çıkarması beklenen Lady Gaga stüdyoda geçirdiği üç ayın ardından plak şirketi tarafından kovuldu ve yaşadığı hayal kırıklığı ailesinin yanına yerleşme kararı ile son buldu.

Lady Gaga ve Rob Fusari Lady Gaga ve Rob Fusari

Ailesinin yanına döndükten sonra müzikal anlayışında radikal değişiklikler gözükmeye başladı. Deneysel müzik ve neo-burlesque gösterilerinden etkilendiği gösterileri ile New York’taki mekanlarda sahne aldı. Bu dönemde, performans sanatçısı Lady Starlight ile tanıştı ve ikili kısa sürede muhteşem bir uyum yakalayarak beraber sahne almaya başladı. Gaga, Fusari ile kaydettiği şarkıları sahneye taşımak istiyordu. “Lady Gaga and the Starlight Revue” adlı proje kısa sürede New York’ta büyük ses getirdi ve ikili 2007 yılında Lollapalooza Müzik Festivaline davet edildi.

Lady Gaga ve Starlight Lady Gaga ve Starlight

Lady Gaga ve Starlight New York müzik sahnelerinde hızla yükselmeye devam ederken Rob Fusari de Gaga ile kaydettiği şarkılar üzerinde çalışmaya devam ediyordu. Fusari, kaydettiği şarkılardan birkaçını Interscope Records’ta çalışan arkadaşı Vincent Herbert’a da yolladı. Şarkıları duyan Herbert çok kısa bir süre içerisinde Lady Gaga ile albüm anlaşması yapmak istediğini söyledi.

Haus of Gaga

“Fame” adlı debut albüm Lady Gaga’nın RedOne ile kaydettiği “Just Dance”, “Poker Face” ve “LoveGame” gibi önemli hitlerden oluşuyordu. Albüm Ağustos ayında raflara düşmeden önce Lady Gaga iki dansçısı ile birlikte yeni bir promo  turuna başladı. “New Kids on the Block: Live Tour” adındaki turne Gaga’nın çıkışı konusunda önemli bir aşamaydı.

Albümün çıkışı ile birlikte 2009 yılında Gaga, Pussycat Dolls’un “Doll Domination Tour” konserlerinde ön grup olarak yer aldı. Bu turun ardından albümün önemli satış başarıları elde etmesiyle kendi adıyla büyük bir dünya turuna çıkacağını duyurdu. “The Fame Ball” adındaki turne Mart ayında başlayıp Eylül ayına kadar devam etti.

Lady Gaga’nın video klipleri ve turnedeki performansları günden güne büyük bir yankı uyandırmaya başladı. Cüretkar performansları ve muhteşem vokal yeteneği kısa sürede Lady Gaga’nın büyük bir star olmasına yardımcı oldu.

Lady Gaga, Morrissey ve Justin Tranter Lady Gaga, Morrissey ve Justin Tranter

Aynı yıllarda konser ve video kliplerinde Gaga’ya yardımcı olacak büyük bir ekip bir araya geldi. “Haus of Gaga” adını alan oluşum Andy Warhol’un “Factory” adlı oluşumundan da izler taşıyordu. Hem Gaga’nın yakın arkadaş çevresinden hem de dünyanın önde gelen sanatçılarından oluşan “Haus of Gaga” Bobby Campbell, Perry Meek, Paul “DJ White Shadow” Blair ve Vincent Herbert gibi isimlerden oluşuyor.

“Sanatla ilgilenen en cool arkadaşlarımı aradım ve bir araya geldik. Sahne yüzümü daha da parlatacak bir şeylere ihtiyacım vardı. İstediğim her şeyi hayata geçirecek bir ekip istiyordum. Hangover yaşadığım günlerde yüzümü saklayacak gözlüklerden daha fazlasını istedim. Plak şirketimden bağımsız muhteşem bir yaratıcı süreç bu şekilde ortaya çıktı.”

The Fame Monster 

İlk albüm sonrasında çıktığı turne sırasında yazdığı şarkılardan oluşan sekiz şarkılık “The Fame Monster” adlı EP 2009 yılında yayınlandı. Her bir şarkı şöhret teması ve kötü yönlerinden oluşuyordu. EP’nin getirdiği başarı neredeyse ilk albümünkinden daha büyüktü ve akabinde yeni bir turnenin başlamasına karar verildi. “The Monster Ball Tour” adlı turne EP’nin yayınlanmasından hemen sonra “The Fame Ball Tour”un bitişinden haftalar sonra başladı.

Turnenin Madison Square Garden ayağı HBO için filme alındı ve Lady Gaga Presents the Monster Ball Tour: At Madison Square ” adıyla televizyona taşındı. 5 farklı dalda Emmy ödülüne aday gösterilen konser aynı zamanda DVD ve Blu-ray formatında da yayınlandı.

Turne ve promosyon döneminde Lady Gaga’nın borderline teşhisi ile tedaviye başlayacağı söylentileri yayılmaya başladı. Belirtilerinden çok fazla etkilenmediğini iddia eden Lady Gaga, Larry King ile yaptığı röportajda etkilerini yok etmek için sağlıklı bir yaşam tarzına geçeceğini duyurdu. Bu durum dünya basını ve Lady Gaga hayranları arasında çeşitli tepkilerle karşılandı.

Born This Way Foundation

Gaga ikinci stüdyo albümü “Born This Way”i 23 Mayıs 2011’de yayınladı. Metal, rock ‘n’ roll, pop ve electronic müziğin birleşiminden oluşan albüm Gaga’nın kendi ifadesiyle müzikal gelişimini bir sonraki aşamaya taşıdığı bir çalışma. Yayınlandığı ilk günden itibaren kritikler tarafından güzel yorumlar alan albüm ilk haftasında sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 1.108 milyon kopya satarak dünya listelerinde büyük bir başarı elde etti. Dünya çapında 8 milyondan fazla satan albüm 3 Grammy adaylığına sahip olmasının yanı sıra birçok müzik dergisi tarafından yılın albümleri arasında gösterildi.

Albümün yayınlanmasından yaklaşık bir yıl sonra “Born This Way Foundation” adlı sivil toplum örgütünü kurdu. Örgütün çalışma alanı Lady Gaga tarafından özgüven sorunu yaşayan, zorbalıkla karşılaşmış gençler için destek ve fon toplayabilmek olarak tanımlanmaktadır. Örgüt adını 2011 yılında yayınlanan ikinci stüdyo albümden aldı. Örgütün çalıştığı partnerler arasında John D. ve Catherine T. MacArthur Foundation, The California Endowment, ve Berkman Center for Internet & Society gibi organizasyonlar da yer almaktadır.

ArtRave

Born This Way sırasında yaşadığı sağlık sorunları ve iddia edilen yaratıcılık problemi dünya basını tarafından Lady Gaga’nın kariyerinin kötüye gitmesi olarak yansıtıldı. 2012 yılında Lady Gaga yeni albüm içinde stüdyoya girdiğini ve Fernando Garibay ile çalıştığını duyurdu. Albüm büyük bir promosyon dönemi sonunda 6 Kasım tarihinde yayınlandı. Belirgin bir sound değişikliğine gidilen albümde Lady Gaga müzik eleştirmenlerini tatmin edemedi ancak albüm ilk haftasında yakaladığı önemli bir satış grafiğiyle tekrar büyük liste başarıları elde etti.

Albümden çıkan “Applause”, Do What U Want” gibi tekliler listelerde üst sıralarda yer alırken üçüncü tekli “G.U.Y.” Lady Gaga kariyerindeki en kötü liste başarısı elde etti. Albümün hemen ardından gelen yeni turne “ArtRave” konsept olarak birçok temayı içerisinde bulunduruyordu. Turne sırasında Gaga uzun yıllardır beraber çalıştığı menejeri Troy Carter ile ayrılma kararı aldığını duyurdu, 2014 yılından itibaren Lady Gaga Bobby Campbell ile çalışıyor.

Cheek To Cheek

Daha önce Tony Bennett’in “Duets II” albümünde yer alan Lady Gaga, tamamı ikilinin ortak çalışmalarından oluşan yeni bir albümle 2014 yılında raflardaki yerini aldı. Albümün ilk teklisi “Anything Goes” 29 Temmuzda radyolara servis edildi. Albüm yayınlandığı ilk günden itibaren oldukça güzel yorumlar alarak Lady Gaga’nın “Artpop” promosyon dönemini kısa sürede sonlandırmasına sebep oldu.

Lady Gaga geçtiğimiz günlerde “Artpop II” üzerinde çalıştığını belirterek, pop müzik döneminin sona erdiğini duyurdu. Lady Gaga’nın Artpop devam albümünü önümüzdeki yıl içerisinde yayınlaması bekleniyor.

*Playlist: Hüseyin Duran