PAYLAŞ

2017’nin Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 Albümü

1. Sampha – Process

Sampha – Process ile ilgili görsel sonucu

Londra çıkışlış Sampha, yılın en iyi r&b albümlerinden birine imza atmakla kalmıyor, bir süredir yapılmış en usta işi ilk albümlerden birini ortaya çıkarıyor. Mercury ödüllerinde “en iyi albüm” ödülünü alması ile adını duyurmayı başarmış, yıl sonu listelerinde de bolca kendine yer bulmuş olsa da “Blood on Me” ya da “(No One know Me) Like The Piano” gibi muhteşem şarkıları dinlemeden yılı bitirmeyin deriz. Sampha, samimiyeti ile benzerlerinden çok daha özel bir müzisyen olduğunu ortaya koyuyor.

2. Alvvays – Antisocialites

Alvvays – Antisocialites ile ilgili görsel sonucu

2014 yılında çıkardıkları, kendi isimlerini taşıyan albüm ile dinleyicilerin beğenisini kazanan Kanadalı indie pop grubu Alvvays, bu yıl bir adım daha ilerleyerek yılın en keyifle dinlenen işlerinden birine imza attı. “Dreams Tonite” ve “Plimsoll Punks” gibi şarkılar 80’ler gitar müziği kadar, synthpop’a da göz kırpıyor. Herhangi bir ruh halinde keyifle dinleyebileceğiniz bu albüm, grubun sonraki albümleri için de oldukça merak uyandırıyor.

3. Richard Dawson – Peasant

Richard Dawson – Peasant ile ilgili görsel sonucuBritanyalı Richard Dawson, oldukça uzun bir kariyere sahip olmasına rağmen hak ettiği çıkışı bir türlü yakalayamadı. Bunda yaptığı progresif folk müziğinin günümüz modasına hiçbir şekilde uymuyor olmasının etkisi de olabilir. Bugüne kadarki en iyi albümü olan “Peasant”, aynı zamanda en çok popüler olmaya yaklaştığı albüm de olabilir. Bir folk masalı olarak ilerleyen teması ile neredeyse komik bir atmosfere sahip albümdeki “Weaver” ve “Scientist” dikkat çeken iki şarkı. Dawson’ın vokali ilk dinleyenler için biraz zorlayıcı olabilir, ama benzerini bulmak da pek mümkün değil.

4. Protomartyr – Relatives in Descent

Protomartyr – Relatives in Descent ile ilgili görsel sonucuDetroit çıkışlı Protomartyr, on yıllık kariyeri boyunca sadece üç albüm çıkarmış bir grup. Post-punk grupları arasında kendine özgü bir ruh yakalamayı başardıklarını gösteren albümleri ise bu yılın gizli hazinelerinden olan “Relatives in Descent” oldu. Şarkı sözlerinin ilginçliği bir yana, müziklerindeki zıt temalarla oldukça orijinal bir ton yakaladıkları albümün ilk yarısının enerjisi, devamında gelen “Night-Blooming Cereus” gibi yılın en şaşırtıcı parçalarından biri ile karşılaştığınızda şok edici bir hal alıyor. Güzel örneklerini bulmanın zorlaştığı bu türün, bu yılki en iyi örneği olabilir.

5. Gas – Narkopop

Gas – Narkopop ile ilgili görsel sonucuKölnlü Wolfgang Voigt’un ambient müzik projesi Gas, 2000 yılında çıkardığı “Pop” ile türünüm en iyi örneklerinden birine imza atmıştı. Müzisyenin 17 yıllık sessizliğinden sonra gelen muazzam “Narkopop”, aslında türü sevenlerin gözünden kaçırması zor gibi görünse de, aradaki büyük boşluk nedeniyle yeterince ses getirememiş gibi gözüküyor. Gas, günümüz modasını umursamadan birbirinden güzel fikirleri üst üste önümüze getiriyor. Karşımızda büyük bir usta olduğunu bilmiyor olsak, daha çok şaşırabilirdik.

6. Milo – Who Told You to Think??!!?!?!?!

Milo – Who Told You to Think??!!?!?!?! ile ilgili görsel sonucuMilo, deneysel hiphop müziğinin en yaratıcı neferlerinden biri olarak yılın en ilginç albümlerinden birine imza attı. Yılın kaçırmamanız gereken hiphop albümleri arasında daha önce de zikrettiğimiz bu albüm, özellikle caz ve deneysel müziği sevenlerin de ilgisi çekecektir. Milo’nun sarkastik ve bilmiş tavrı bazı dinleyicileri kendinden uzaklaştırsa da, önümüzde ümit vaad eden bir yetenek durduğu aşikar.

7. Various Artists – Mono no Aware

Various Artists – Mono no Aware ile ilgili görsel sonucuGas’in harika “Narcopop”’u yılın tek önemli ambient işi değildi. Indie plak şirketi PAN’in müzisyenlerinin beraber çıkardığı bu “toplama” albüm, her toplama albüm kadar tutarsızlık barındırsa da oldukça üst düzey bir çizgi tutturmayı başarıyordu. Yves Tumor’un “Limerence” ya da James K’in “Stretch Deep” gibi parçaları albümün başarısı konusunda bir fikir edinmenizi sağlayabilir. Özellikle türün takipçilerinin kaçırmaması gereken bir albüm.

8. Susanne Sandfor – Music for People in Trouble

Susanne Sundfor – Music for People in Trouble ile ilgili görsel sonucuNorveç’in yakın dönemde çıkardığı en popüler isimlerden biri olan Sandfor, önceki albümlerinde tutturduğu seviyeyi kesinlikle düşürmüyor. Ama bu albüm önceki albümlerde bulmakta zorlanmadığımız bir hit eksiği yaşıyor, bu nedenle olsa gerek neredeyse yıl içerisinde sessizce geçti gitti. İlk dinleyişlerde öncekiler kadar insanın zihnine işlemeyen bu albüm, biraz zaman ayırmanızı talep ediyor. “The Sound of War” ve “Reincarnation” favorilerim olmakla birlikte, her dinleyicinin daha çok ısınacağı bir parça mutlaka olacaktır diye düşünüyorum. Dinlemiş olanların da tekrar dönerek şans vermesini öneririm.

9. Floatation Toy Warning – The Machine That Made Us

Floatation Toy Warning – The Machine That Made Us ile ilgili görsel sonucuİtici bir ismi olan ve en son 13 yıl önce albüm çıkarmış bir indie pop grubu neden bir araya gelmek ister? Gerçekten kimsenin hiçbir beklentisinin olmadığı bir anda ortaya çıkan bu albüm, sizi 2000’li yılların tatlı günlerine götürebilir. Adeta 2000’li yılların ortasında yapılmış ve sonra unutulmuş gibi işitilen bu albüm, özellikle eski gitar müziğini özleyenlerin denemesi gereken bir kayıt. Albümün neye benzediğini merak edenler “Everything That is Difficult Will Come to An End” ve “A Season Underground” isimli parçaları deneyebilir.

10. Visible Cloaks – Reassemblage

Visible Cloaks - Reassemblage ile ilgili görsel sonucuElektronik müzik adına zengin geçen bu sene, ambient kadar IDM açısından da doluydu. En akılda kalıcı eserlerden biri Visible Cloaks’tan geldi. Geniş anlamda dağıtım bulan ilk albümü ile karşımıza çıkan Portlandlı ikili, müziklerini güzellik ile dizayn etmişler. Ses mühendisliği ve prodüksiyon açısından çok usta bir iş olduğu kadar, duygusal anlamda da etkileyici. Türe bir yenilik getirme çabası içerisinde olmayan Visible Cloaks, sonraki albümleri için büyük bir potansiyel taşıdığını gösteriyor.