PAYLAŞ

2013 yılında Reykjavik’te, İzlandalı genç müzik gruplarının yarıştığı Músíktilraunir (müzik denemeleri) isimli bir yarışmaya katılma amacıyla kurulan Vök, yarışmayı kazandıktan sonra da zaman içinde yeni üyelerin katılımıyla birlikte müzik üretmeye devam etmiş. Grubun adının dilimizde doğrudan bir karşılığı yok ancak kabaca “buzun üzerindeki delik” anlamına geliyor. Bu küçük bir detay olabilir belki ama isim, grubu dinlerken müziğin oluşturduğu hisle bütünleşiyor zamanla.

Vök Circles EP ile ilgili görsel sonucu

Kuruldukları yıl yayımlanan Tensions ve özellikle de 2015 çıkışlı Circles EP‘leri ile dikkatleri üstüne çekmeyi başarmıştı bu genç ekip. Vök’ün puslu atmosferi, minimalistik enstrüman kullanımları ve basit ama yaratıcı ritmleriyle Circles dinlemesi son derece keyifli bir EP olmuştu. Grubun vokalisti Margrét Rán’ın, Karin Dreijer’i (The Knife, Fever Ray) şaşırtıcı seviyede anımsatan ses rengi ve başarılı vokal kullanımına da dikkat çekmek gerek.

Vök - Figure ile ilgili görsel sonucu

2017 Nisan ayında yayımlanan Figure ise önceki EP ve single’ları ile potansiyelini gösteren grubun ilk albümü. Albümün ilk parçası “Breaking Bones” hem albümün en iyilerinden hem de bir açılış parçası olarak oldukça başarılı. Grubun müziğinin uyandırdığı dingin bir şekilde salınma ihtiyacını devam ettiren parça bu hisse biraz da güç ve öfke ekliyor. Diğer yandan grubun, albümün geneline hakim olan daha katmanlı ve daha zengin yeni sound’unun sinyallerini de veriyor. Vök’ün bu parçayı başlangıçta albüme koymayı bile düşünmediğini ancak Figure’un prodüktörü Brett Cox’ın etkilenmesi sonrasında albümde yer verildiğini de bir dipnot olarak düşelim.

BTO” (Blind to others) ise grup üyesi Andri’nin bencil ve başkalarına duyarsız bir arkadaşına yönelik yazdığı hoş ve naif bir parça. Albüme adını veren “Figure” de albümün en dikkat çekicilerinden. Bu parçadaki autotune kullanımının doğru bir tercih olup olmadığı tartışılır olsa da “Figure”, kendi oluşturduğu boşluğun içinde süzülme hissi yaratabilen, gayet atmosferik bir parça.. “BTO” ile birlikte, grubun birçok eleştirmen tarafından sık sık benzetildiği The xx’i oldukça anımsattığı da söylenebilir.

Albümden önce ilk single olarak yayımlanan “Show Me” ise belki de albümün en iyisi. İnsanların kırılgan taraflarını birbirine gösterebilmesi üzerine yazılmış. Margrét’in yumuşak ama güçlü vokalleriyle büyüyen parça, kimi zaman grubun ilham kaynakları arasında belirttiği Portishead ve Massive Attack gibi trip-hop devlerini anımsatıyor.

Albümde “Polar“, “Floating“, “Crime” gibi dikkate değer birçok parça daha mevcut. Vök bu albümde kendi sakin atmosferini oluşturma ve dinlerken hayal kurmanızı sağlayan becerisini devam ettiriyor, oluşturmayı başardıkları tutarlı tarzlarından çok da ödün vermeden yeni ve daha profesyonel bir nefes yakalıyor. Alternatif müzik piyasasında daha kalıcı ve geniş bir yer edinmek adına belki de bir sınav değeri taşıdığını da söyleyebileceğimiz ilk albümü “Figure” ile Vök başarılı bir adım atıyor. Önümüzdeki yıllarda kendilerinden bahsedildiğini sık sık duyacağız gibi.