Kariyerinin başından itibaren bir janranın kurallarını yeniden yazan Lady Gaga uzun süredir merakla beklenen yeni albümü “Joanne” ile nihayet raflarda. Son on yıldır elektronik müzikten heavy metal’e bir çok tarzın altından ustalıkla kalkan Gaga’nın en kişisel çalışması ile karşı karşıyayız.

Lady Gaga, beşinci stüdyo albümü ile uzun bir hazırlık sürecinden geçip büyük bir riski göze alarak köklere dönüş niteliğinde bir çalışmaya imza atıyor. Modern rock ve Country tarzlarını alışılagelmiş pop sound’u ile birleştirerek Led Zeppelin cover’ladığı ilk dönemine saygı duruşunda bulunan albüm çok sayıda iş birliği içeriyor.

Müzisyen arkadaşları tarafından bol miktarda destek alan “Joanne” şüphesiz Lady Gaga’nın kariyerindeki en farklı iş. Pop müzikle başladığı müzik yolculuğunda sayısız tarz denemesinde bulunan müzisyenin değişim konusundaki ilk sinyali müzik sektörü hakkında yaptığı açıklamalarda gizliydi. Artık plak şirketlerinin dayatmalarına boyun eğmeyeceğini ve satış kaygısı gütmeden albüm hazırlayacağını belirterek bağımsız müziğe göz kırpması Lady Gaga’nın yeni tarzı hakkında önemli ipuçları vaat ediyordu.

Şüphesiz, Gaga son dört albümünde avangart konseptini absürt bir gerçeklikle birleştirerek provokatif işlere imza attı. En büyük ikonları olarak kabul ettiği David Bowie, Grace Jones ve Freddie Mercury’nin kışkırtıcı personasını modernize bir şekilde tekrar sunarak hatrı sayılır liste başarıları elde etti. Bu noktada popüler müzikte yerleştiği zirveyi kendi avantajına çeviren Lady Gaga için bağımsız müziğe evrilmiş bir yolda ilerlemek çok da zor olmayacaktı. Tam da bu esnada ihtiyacı olan sound’u deneme konusunda büyük bir risk alarak “Joanne” gibi bir konsept albüm yayınlamak müzik basını ve hayran kitlesi arasında büyük bir şaşkınlık yarattı.

“Diamond Heart” ile açılan albüm Lady Gaga’dan beklenmeyecek bir minimalizm ve sadelik içeriyor. Albümün üçüncü teklisi “A YO” müthiş bir country denemesi. Albümün ihtiyacı olan enerjiyi tam da olması gerektiği gibi veriyor. “Million Reasons” ve “Grigio Girls” özlenen Lady Gaga ballad’larının başarılı bir örneği. Florence Welch ile müthiş bir iş birliği barındıran “Hey Girl” Lady Gaga tarzı indie nasıl yapılırın somut bir örneği. Father John Misty elinden çıkan “Sinner’ Prayer” ve “Come To Mama” albümün en farklı hazinelerinden.

Kevin Parker ellerinden çıkan “Perfect Illusion” şimdiden albümün en büyük hiti. Eski Lady Gaga sound’unu özleyenler için “Dancin’ In Circles” ise Beck imzası taşıyor. “Black Lives Matter” hareketine destek amacı taşıyan “Angel Down” hem demo hem de stüdyo kaydıyla albümün en güçlü şarkısı. Albüme adını da veren “Joanne” albümü özetler nitelikte. Lady Gaga’nın köklerini ve uzun yıllar önce kaybettiği halasını anlatan şarkı bundan sonra gelecek olan “bağımsız” ve plak şirketlerinin dayatmalarına boyun eğmeyecek Gaga’nın milli marşı olacak bir çalışma.

Özetle “Joanne” ziyadesiyle ayakları yere basan bir albüm. Dinleyenlerinin birçoğunun daha önce farkına varmadığı bir müzikal donanımın izlerini taşıyor. Bir yandan idollerine saygı duruşunda bulunan bir yandan da uzun süredir sahip olmak istediği sound’u gerçekleştiren Lady Gaga, kariyerinin diğer yarısında yeniyi denemekten vazgeçmeyecek gibi gözüküyor.