PAYLAŞ

Kendisine dair bilumum tarifin, tabirin pekala klişe kalacağı, nevi şahsına münhasır bir isim Leonard Cohen. Şarkılarıyla nice güzel anımıza, nice bedbaht anıya tanıklık etmiş; kah acıyı kutsamaya, kah içtenlikle gülümseyip, sevgimizi çoğaltmaya sebep şarkıların baş müsebbibi. Melankoliyi güzel taşıyan zat-ı muhterem, sözcükleri kristalize eden, müziğe bambaşka bir estetik getiren bir ozan-tanrı, bir keşiş… Ya da tıpkı Shelley’nin ifade ettiği gibi karanlıkta şarkı söyleyen o bülbül…

Ve Kanadalı bu genç adam “Popular Problems”ın yayımlanmasından iki yıl sonra, yine epey sıkı bir albümle karşımızda. Sadece bu sefer daha karanlık. İsmiyle dahi hayli vurucu ve merak uyandırıcı olan “You Want It Darker” Cohen’ın on dördüncü stüdyo albümü. Colombia Records etiketiyle yayımlanan albümün prodüktörlüğünde iki isim dikkat çekiyor: Cohen’ın oğlu Adam Cohen ve Madonna’yla olan çalışmalarıyla da (misal: Frozen) nam salan, “Popular Problems”da da imzası bulunan Patrick Leonard… Albümdeki tüm şarkıların sözleri tabii ki şairimize ait. Müzikler ise Cohen’la birlikte Patrick Leonard (You Want It Darker) ve Sharon Robinson’un (On The Level) ürünü. Sekiz şarkıdan müteşekkil albüm, Cohen damarından, derinliğinden ve eşine az rastlanır ruhaniliğinden fazlasıyla nasiplenen bir kara şölen. Işıkları karartın, mumları yakın, şarabınızı, viskinizi hazırlayın!

Kaydı 21 Eylül’de müzikseverlerin beğenisine sunulan, albüme ismini veren tekli “You Want It Darker” açıyor. Cohen’ın Tanrı’yla ilişkisinden dem vuran şarkı, “Hineni, Hineni” (Buradayım, Buradayım) gibi Eski Ahit’e ait İbranice tekrarları, ağıt havasında tınlayan haykırışları ve koro terkibiyle tam bir ayin atmosferinde. “Bir türlü gelmek bilmeyen yardım için yakılan milyonlarca mum”, “Kartları dağıtan sensen ben oyunda yokum,” gibi kendi paradoksal durumunun, inançla inançsızlık arasındaki salınımın ennnnfes bir özeti. Bu şarkının tesirinden kendinizi kurtarıp da ikinci şarkı “Treaty”e geçebilirseniz eğer, sizi bu şarkıda da yine bir Cohen klasiği bekliyor. Suyu şaraba dönüştüren mucizeye yazılmış, piyano ve yaylıların olabilecek en güzel şekilde kullanıldığı şarkıda Cohen aşk ve özgürlüğe dair itiraflarda bulunurken, aynı zamanda özlem sözcüğünü kullanmayıp da özledim demenin bin bir yolunu bizlere sunuyor. Haliyle bir insan kendini nasıl bu kadar güzel ifade edebilir diye düşünüp Cohen’a bir kez daha hayran kalıyorsunuz.

“On The Level”la tempo biraz yükseliyor. Şeytana da meleğe de sırt çeviren Cohen, evine sinmiş o güzelim kokuları, yaşanan mahrem anları, bu anlardan geriye kalanları katıyor aşına. Bir gülücükle kendinden geçip gençlik iksiri içiyor üstüne. Ve biz de Cohen’la birlikte gülüyoruz  – alabildiğine muzip, alabildiğine bilge. Albümün dördüncü şarkısı “Leaving The Table” göz dolduran, yürek burkan bir ayrılık şarkısıyken, “If I Didn’t Have Love” baladıysa Cohen’ın koca yüreğinin ve bitimsiz sevgisinin nişanesi olarak kendine yer buluyor. Hem karanlık hem romantik, haliyle derin mi derin sularda yüzmeye devam ediyoruz. Cohen’ın vazgeçemediği korosunun iştirakı, ustanın Yunanistan’ın Hydra adasında geçirdiği günlerin hatırası buzuki ve “Sevda Kitabı” adıyla Türkçeye çevrilen, 2006 yılında yayımladığı  “Book of Longing”de de sözlerine rastladığımız “Traveling Light”la karanlıkta parlamaya doğru yelken açıyoruz. Gelgelelim içimiz buruk mu buruk.

“It Seemed Better Way” şarkının başından da dinleyiciyi hazırladığı gibi yine aşkın bir uhrevilikle, terbiyeli bir dünyevilik arasında gezinen bir kayıt. İncil doktrininde yer alan “Biri size tokat atarsa, öteki yanağınızı çevirin” öğretisi üzerine kurulu şarkıda günümüzde hakikatin bu olmadığı, bunun için fazlasıyla geç kalındığı yönündeki acı farkındalığın Cohen’ı epey üzdüğünü hissediyoruz. “Steer Your Way” bu yaz The New Yorker’da yayımlanan bir diğer Cohen şiirinin bestelenmiş hali. Her ne kadar bestesi de en az sözleri kadar iyi olsa da naçizane tavsiyem/temennim şarkıyı dinlemeden (ya da hadi dinlerken) muhakkak şiir haline hürmeten sözleri (dizeleri?) okumanız. Cohen’daki derya deniz metaforlara, ince göndermelere şapka çıkarmamak elde değil zira.

Ve albüm bir “reprise”la sona eriyor. “You Want It Darker”ın ikinci şarkısına tekrar dönüyoruz – hiçbir tekrar aynı değilden hareketle. Enstrümantal olan bu son “Treaty” kaydı şarkıya eklenen yeni dizelerle son buluyor. Kıssadan hisse “You Want It Darker” şiirin ve müziğin kusursuz diyebileceğimiz bir alaşımı. Bay ve Bayan Melankoliklere katışıksız yaren, tefekkür severlere fon müziği, aşk acısı çekene deva niyetine. Albümün yayımlanmasının en sevindirici yanı ise ilk kez dinleme ( ve belli ki uzun süre dinleme) şansına eriştiğimiz yeni Cohen şarkılarına kavuştuğumuz gerçeği elbette.

Sen çok yaşa,  L. Cohen.

Şafak TAHMAZ
10/10