Bon Iver’ı iyi bilirdik. “For Emma, Forever Ago” ve kendi isimlerini taşıyan ikinci albümleriyle, folkun o kendine has mucizevi tesiriyle örülü, içten mi içten iki albüm hediye etmişlerdi bize. Grubun baş elemanı Justin Vernon sonra Kanye West’le takılmaya başladı, başka işler de üretti üretmesine (bknz: Monster) ama sıfır kilometre şarkılarla, dillere destan bir kayıtla aramıza dönmeleri için beş yıl kadar beklememiz gerekti.

Neyse ki bunca araya/molaya değen ve fakat tuhaf bir albüme kavuştuk: “22, A Million” 30 Eylül’de yine Jagjaguwar etiketiyle yayımlanan albümün prodüktörlüğü diğer albümlerde de olduğu gibi Justin Vernon’un dehasına emanet edilmiş. “22, A Million” ağustosta yayımlanan ilk iki teklisiyle, kapak tasarımından (ilk iki albüm bu konuda pek bahtsızdı) şarkı isimlerinin enigmatik yapısına kadar epey dikkat çekti, kendinden söz ettirdi.

Gelgelelim az bile konuşmuşuz. Çünkü kayıt, değil 2016’ının son yılların en iyi albümlerinden biri bile olabilir. “22 (OVER S∞∞N)” albümün açılış parçası ve ilk teklisi. Mahalia Jackson ‘sample’lı, kayda hakim genel ruhu bünyesinde toplayan, sonsuzluğa uzanan sarmal yapısıyla bir tür şemsiye-şarkı. “10 d E A T h b R E a s T ⚄ ⚄ ” ikinci parça, ikinci tekli. “Fuckified” gibi kurmaca sözcükler içeren, ‘auto-tune’dan bolca nasiplenen, bir vahşi yürek şarkısı. 33 “GOD” üç dakika otuz üç saniye sürüyor, Bon Iver sevdiceğin çaya kalmasıyla tanrısını bulma arasında gidip geliyor. Baterist Sean Carey’nin Justin’e eşlik ettiği “29 #Strafford APTS” eski Bon Iver tadında tınlıyor – dingin ve güçlü. Altıncı şarkı 666 ʇ İncil’de tarif edilen şeytani hayvanı referans alıyor. Bir tür sığınma, doğru yolu bulma arzusu/arayışı şarkının ontolojik öyküsünü oluşturuyor – bir nevi şeytanın bacağını kırma, çivinin çiviyi sökebileceğine dair beslenen umudun nişanesi niyetine. “21 M◊◊N WATER” tersi düz eden, yol katetmenin önemine vurgu yapan bir kayıt – “Now I’m more than I am when we started” diye vurucu bir başlangıç ve bitiş arasında salınan şarkıyı bizler de bir tür minik milat olarak görüp, parçayı dinlemeden önceki halimizden fersah fersah uzak olduğumuz gerçeğine ayarak noktalıyoruz. 8 (circle) albümün sekizinci parçası. Bu özelliğiyle dinleyiciyi ya numerolojiye ya paranoyaya sürükler nitelikte denebilir. Yetmiyor olsa gerek dokuzuncu şarkı da ____45_____ oluyor. Kendi üretimleri olan Messina’yla kaydedilen şarkı Jason’ın da favorisi. Ama şu “numaralar” biraz kabak tadı vermiyor değil.

Ateşe yakalanan Bon Iver’ın yanıp yanmadığına dair cevabı ise 22, A Million’un son şarkısı veriyor: “cause the days have no numbers” ve 00000 Million’la albüm nihayete eriyor. Gökten kaç elma düştüğü meçhul. Hatta bir şeyin düşüp düşmediği, elmanın varlığı dahi kuşku götürür. Gelgelelim Bon Iver bunca muğlaklığı öyle sıkı ve özgün bir altyapıyla terkip etmiş ki sözlerdeki, şarkı isimlerindeki kafa karışıklığı da bünyeye neden bilinmez iyi geliyor. Son tahlilde ucu açıklık, yoruma gebelik ihtiyaç duyduğumuz şeyler olabiliyor zaman zaman. Değil mi?

9/10
Şafak TAHMAZ