Bohrenund der Clup of Gore’nin Dolores albüm kritiğinde laf arasında şiddetle tavsiye etmiştim Gazpacho – Night’ı. Bu güzel albümü üstün körü tavsiye etmek biraz ayıp oldu gibi hissettim o yüzden ayrıca Night’ı konu almak pek çok bünye için hayırlı olacak diye düşünüyorum.

Mustafa Kadir GÜNER

Bu seferki durağımız Oslo, Norveç. Gazpacho tam manasıyla bir underrated art-rock grubu ve Night tartışmasız en sevilen albümleri. Benim de bu güne kadar en sevdiğim albümlerden biridir hatta last.fm verilerine göre Gazpacho sırf Night albümü yüzünden en çok dinlediğim albümler listesinde.Porcupine Tree, Camel ve Pink Floyd’un arından dördüncü grup olarak gözüküyor. Gecemi gündüzümü bu albüme verdim diyemiyorum çünkü albümün sadece geceleri dinlenmesi gerekiyor zaten grubun tavsiyesi de bu yönde. Bu yazıda niyetim, bu denli sevdiğim Night’ı bazı hususlara değinerek ve biraz da haddimi aşarak dinleme rehberi yapmak.  Rehber kelimesinin son derece itici durduğunun farkındayım ancak Night günümüzün sevilen hızlı tüketilecek art-rock albümlerinden değil. Bu albümde 3 dakikalık bir şarkı yok, efektlerden tanınmaz hale gelmiş kadın vokali de yok hele ki yok yere kuru atmosfer yaratan B majör chord çalan synth hiç yok ama çok şanslısınız; Night bu güne kadar gördüğüm insanın kanına en hızlı giren müziklerden. Kesinlikle dinlemesi çok basit zaten kısa sürede dinleyici etkisi altına alıyor, sonrası için yapmanız gereken bir şey yok.Zaten bugüne kadar kime tavsiye ettiysem aldığım geri dönüşler dinleyenin büyülendiğini gösteriyor. Biraz kişisel bir yazı olacak diye şimdiden hepinizden özür diliyorum ve başlıyorum.

Şimdi diyeceksiniz 2007’de yayınlanan albüm nereden çıktı üstünden neredeyse 10 sene geçmiş yok mu 2016’dan bir şeyler, ama işte kadim dostluk bunu gerektiriyor. Night’ı neredeyse iki yıldır dinlemiyordum, nadasa bırakmıştım özleyeyim istedim. Derken geçen hafta tekrar denk geldim. Son derece uzun süren sınav haftamda İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesinde sabahlarken, parça mekaniği adında ismini zikretmek istemediğim lanet bir dersin vizesine çalışıyordum. Nasıl oldu hatırlamıyorum gece 3 veya 4 suları ön masada deliler gibi yüksek seste bol distortionlu müzik dinleyen -muhtemelen J-Rock- bir Asyalı arkadaştan gına gelmişti, artık kulağıma beni dışarıdan alıkoyacak bir şey götürme niyetinde çaresizce spotify listelerime bakıyordum. Bir baktım Gazpacho – Night, kısa bir duraklamadan sonra oynat butonuna tıkladım, artık benim için ders faslı kapanmıştı. 45. dakikalarda, albümün bitmek üzereyken meşhur kemanın konuştuğu o anlarda her zaman ki gibi gözlerim doldu. Ama bu göz dolması daha önce yazdığım pek çok albümdeki gibi salt melankoli üzerine kurulmuş değil daha çok, nasıl söylesem, Canım Kardeşim’i izlemek veya sevilen biriyle uzun süren bir seyahatin sonunda sabaha karşı, yaşanılan şehre geri dönmek gibiydi. Night, içinde tonca güzellikler olan üzüntü verici bir tecrübe daha çok. Nedense içinde Oslo olan şeyler çok üzücü oluyor. Buradan son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden olan Oslo, 31. Agust’a sitem dolu sevgilerimi sunuyorum. Velhasıl gene geldik Norveçlilerin ifla olmadan sanatlarıyla dünyayı üzmeleri klişesine ama tekrardan hatırlatalım Night’ın yaşatacağı tecrübe sadece bünyeyi hüzne boğmuyor.

Gazpacho 1996 yılında Norveç’de kuruluyor, Night ise 2007 yılında yayınlandı ve yer yerinden oynadı. Çünkü dinleyen herkes hayretler içine düştü. Son derece iddialı olarak şunu söyleyebilirim, Night 2000 sonrası müzik piyasasında çıkan en güçlü albümlerden biri. Okuduğum pek çok kritikte yazan kelime “masterpiece”, 96 kurulmuş bir art-rock grubunun bu denli tanınmadan 2007’de yaptığı albümün pek çok progger tarafından “masterpiece” olarak tanımlanması pek tanık olunan bir durum değil. Zaten grup kendi sitesinde Night’ın en iyi albümü olduklarını ve Night’tan dolayı son derece gururlu olduklarını ifade etmiş. Peki, neden bu kadar övüyoruz bu albümü, Night’ın içine ne katmış bu adamlarda dinleyen herkes şokta?

İlk olarak şunu söyleyeyim albüm önce bütün olarak yapılmış, 53 dakikalık bir bütün, sonra beş parçaya bölünmüş. Bölümler oluştururken referans alınan şey ise şarkı sözlerinin anlattığı konular ve hemen albümün konusuna geçelim. Albüm bir karakterin, rüyanın bitip gerçeğin başladığı noktada, anılarını, hayallerini ve gerçeği yorumlayışını hatta farklı zamanlarda farklı kişilerin perspektifinden anlar tecrübe etmesini anlatıyor. Night albümü esnasında karakterimiz gerçek ile hayalin birleştiği sonsuz incelikteki noktayı diferanse edip eski New Orleans’ı geziyor, hatta bir şaman ayinine katılıyor. Tek kelimeyle inanılmaz! Asıl ilginci size ölümüne soyut gelen bu konuyu bedeninizde hissetmeniz. O kadar basit ki işte bu yüzden Night en memnuniyetten uzak müzik severlerin bile “masterpiece” tamlamasını hak ediyor. Tüm bu kompozisyon estetiğine yakışır biçimde de bir albüm kapağı seçilmiş. Ama maalesef albüm kapağının kimin elinden çıktığını bulamadım.

Hızlıca grubu tanıtmak gerekirse; çocukluk arkadaşı Jon-ArneVilbo ile Thomas Andersen 96 yılında Delirium adından bir grup kurarlar, kısa ayrılıktan sonra tekrar beraber olan ikiliye Jan-HenrikOhme’nin de katılımıyla grup Gazpacho adını alır. İlk kayıtlarda RoyFunner bas çalar, davullar ise bilgisayar ortamıyla yazılır. Gazpacho’nun ortaya çıkışın sebebi grup üyelilerinin hepsinin Marillion hayranı olması, zaten Gazpacho adı genel olarak soğuk domatesli ispnayol çorbası olarak bilinmesinin yanı sıra Marillion’ınGazpachoşarkısından gelir.Marillion’ı çok sevsem de siz sizin olun grubunuza çorba ismi koymayın derim ben. Basları çalan RoyFunner 2004 yılında ailesine odaklanmak için gruptan ayrılır ve yerine hala daha grupta aktif olan KristianTorp dâhil olur ve buna ek olarak canlı performanslarda keman çalan MikaelKrømer artık grubun tam zamanlı üyesi olur. Ve sonunda sene 2007, night albümü yayınlanır.  Eğer bayrakları hazırladıysanız asabilirsiniz, çünkü spotify verilerine göre Gazpacho aylık olarak en çok İstanbul’da dinleniyor işte böyle de müzikten anlayan, kıymet bilen insanlarız.

Albümün şarkı listesi;
1. Dream of Stone (17:00)
2. ChequeredLightBuildings (6:34)
3. UpsideDown (9:41)
4. Valerie’sFriend (6:29)
5. MassiveIllusion (13:37)

Ve de kadro;
Jan HenrikOhme / vokal, backvokal
Thomas Andersen / piyano, klavye, programming
Jon-ArneVilbo / akustik gitar
MikaelKrømer / keman, programming
KristianOlavTorp / bass
Robert Risberget Johansen / davul , perküsyon