Mustafa Kadir GÜNER

WE ARE NOT A CIGARETTE COMPANY! 

Geçen yazıda Camel’ın kuruluşu ve grupla aynı adı taşıyan ilk albümü konuşmuştuk. Her şey o güzel insan Andrew Latimer ile başlamış, Peter Bardens ile son halini almıştı. Camel albümü yayınlandıktan bir sene sonra 1974’te Mirage yayınlandı. Pek çok kişiye göre Camel’ın en iyi albümü olarak lanse edilmesinin yanında Mirage, progresif rock tarihinin de en önemli albümleri arasında gösterilir. Şarkılar Camel tarihinin en güzel dörtlüsü; davulda Andy Ward, basta Doug Ferguson, klavyede Peter Bardens ve vokal, flüt ve de gitarda Andrew Latimer’ın ellerinden çıktı.  Türkçe karşılığı serap veya ılgım olan bu başyapıt, Londra’da Island Studio ve Decca Studio’da kaydedilip Gama/Deram Records tarafından basıldı. 37 dakikalık bu başyapıtta zorlama hiçbir şey bulamazsınız. Hani tasarımcıların ağzından düşmeyen bir laf vardır, “malzemeye dürüst davranılmalı” diye, işte bu albümde her şey o kadar doğasına uygun ve olması gerektiği gibi ki sanki Latimer flütünü yatağı başında kızına kitap okuyan baba samimiyetiyle üflüyor.

Albüme yalnızca beş şarkı koymayı uygun görmüşler ve de öyle de olmuş. Ne albümde zorlama bir şarkı, ne de bir şarkıda manasız uzayan bölümler var. Mirage; özgür insanların özgün duygularını en samimi şekilde barındırıyor diyebiliriz.

Mirage, Peter Bardens’ın kaleminden Freefall ile sert ve dinamik bir başlangıç yapıyor. Freefall’da benim en çok dikkatimi kesinlikle basgitar çekti, 70’lerin o meşhur progresif rock altyapısını hissediyorsunuz. İkinci şarkı ise Latimer’ın flüt solosunun olduğu, enstrümantal Supertwister. Albümde en çok göze çarpan şarkı tabii ki de Lady Fantasy. Mirage’ın en uzun şarkısı. Süresi tam olarak 12:43 dakika ama insan zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor.  Zaten şarkı Encounter, Smiles for You ve Lady Fantasy adıyla üç bölümden oluşmakta. Hatırlarsanız, Mystic Queen de benzer bir konuyu, platonik fantezi ürünü bir kadını anlatmaktaydı. Her zaman bu kadar hissiyatlı şarkılar bulamayız. Lady Fantasy’de Latimer, gördüğü ancak dokunamadığı bir kadından bahsediyor  “The words that come through, I see that they’re true, for she reminds me of you” sözü şarkının ilk sözleri. Bu giriş biraz ilginç,  ortaya farklı tezler atılmakta. Genel olarak Camel fanlarının bir kısmı, şarkının hayali bir kadını muhatap alıp yazıldığını söyler ancak derine bakarsak, bu sözlerden sanki Latimer’in hayalindeki kadını andıran gerçek bir kadına yazıldığı bellidir.  Bana kalırsa, iki yorum birbirinden epey farklı ve tabii ki de o son darbe, insanı yıkan nakarat:

Saw you riding on a moon cloud,
Saw you walking on a whirlpool,
From the corner of my eye,
I saw you.
Saw you sitting on a sunbeam,
In the middle of my daydream,
Oh my Lady Fantasy,
I love you.

Bir ay bulutuna bindiğini gördüm,
Girdap üzerinde yürüdüğünü gördüm,
Gözümün kıyısında,
Seni gördüm,
Güneş ışığında oturduğu gördüm,
hem de hayallerimin tam ortasında,
Ah benim Lady Fantasy’im,
Seni seviyorum.

Mirage’ın en güzel şarkılarından biri de Nimrodel / The Procession / The Whiite Rider. Burada White Rider’ın altını çizmek isterim. Zaten hemen tanımışsınızdır. Taksim’de 5. günün şafağında beklediğimiz o yüce zat, Gandalf! Bakın sene 1974, Peter Jackson daha 13 yaşında Yeni Zelanda bebesi. Serinin sinemaya uyarlanmış ilk filmi The Lord of the Rings 1978’de çekilmiş. Andrew Latimer’in kaleminden Gandalf’a yazılan şarkı ise, Camel dinleyicisinin kendini neden bu kadar özel hissetmesi gerektiğini açıklıyor.

When he rides, my fears subside,
For darkness turns once more to light.
Through the skies, his white horse flies,
To find a land beyond the night.
Once he wore grey, he fell and slipped away
From everybody’s sight.
The wizard of them all, came back from his fall
This time wearing white.

O atını sürerken korkularım yatışır,
Karanlığın adım adım aydınlanması için.
Beyaz atıyla uçar gökyüzünde
Gecenin ötesindeki toprağa ulaşmak için.
Grisini giydiğinde düştü ve kayıp gitti
Herkesin gözü önünde.
Herkesin büyücüsü, çıktı geldi düştüğün yerden
Bu sefer beyazların içinde.

İlk basılmış vinyl’in tam şarkı listesi ise şöyle;

Side One: Freefall, Supertwister, Nimrodel/The Procession/ The White Rider
Side Two: Earthrise, Lady Fantasy. Ayrıca bu plagi 66$ gibi bana kalırsa uygun bir fiyata internet üzerinden alabilirsiniz.

Ayrıca bu plagi 66$ gibi bana kalırsa uygun bir fiyata internet üzerinden alabilirsiniz.  Mirage’in yapımına bakarsak, söz yazarları ve kompozisyonlarda harikülade bir denge var. Grupta asla tek bir adam baskınlığı yok. Mirage, SputnikMusic’ten 5/5, MelodicMusic’ten de 5/5 almış ve kanımca en iyi prog platformu olan progachieve.com’da kullanıcıların değerlendirmelerine göre, tüm zamanların en iyi 17. progresif rock albümü olarak  sıraya girmiş. Kavramaya ömür yetmeyecek onca albüm arasında gayet makul bir sıra. Hazır fırsattan istifade listenin ilk beşini buraya yazalım.

•    YES – Close to the Edge
•    Jethro Tull – Thick as a Brick
•    Genesis – Selling England by the Pound
•    Pink Floyd – Wish You Were Here
•    King Crimson – In the Court of the Crimson King
Listenin devamı için: http://www.progarchives.com/top-prog-albums.asp

Gördüğünüz gibi son derece ağır bir liste. Listeler ve ödüller hakkında konuşmaktan çoğunlukla haz etmem ama bu listeyi herkese öneririm. Özellikle de progresif rock’a girmek isteyen dinleyicilere ilk önereceğim grup Camel, ilk önereceğim albüm ise Mirage olur. Şarkılar hakkında duygusal detaylar vermekten son derece uzak durmaya çalıştım çünkü Camel albümlerinin en güzel tarafı, şarkının hissettirdiklerinin tam anlamıyla dinleyicinin hayal gücüne kalmış olması. Yani sizlerle bu albümü ne kadar yazıp konuşsak boş. Eğer dinlememişseniz yalnızca sizin ve hayal dünyanızın olduğu bir akşamüstü, sizi Camel – Mirage ile baş başa bırakmak dinleyen için asla zaman kaybı olmaz.