PAYLAŞ

Sia’yı ilk kez, televizyon ekranlarının en varoluşsal dizisi Six Feet Under sayesinde tanımıştım. “Breathe Me” kalbimi, kulaklarımı epey meşgul etmişti. Sonra albümlerini keşfe çıktım. Nihayetinde zat-ı şahanenin Nick Cave’den sonra Avustralya’dan çıkmış en yetenekli müzisyenlerden biri olduğuna kani oldum. Fakat Chandiler’in dünya çapında yakaladığı başarıya ve yeni dönem pop yıldızlarına verdiği bestelerle şanına şan katmasına sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. İkilemim Sia’nın orijinalliğine, alternatifliğine zeval gelme ihtimalindendi elbette. Sia’nın da benzer paradokslardan muzdarip olduğu 2013 yılında Billboard’da yayımladığı, “My Anti-Fame Manifesto” başlıklı yazısında okunabilir.

This Is Acting ise Sia’nın yedinci stüdyo albümü ve malumunuz başkalarının reddettiği şarkılardan oluşuyor. Her ne kadar albümdeki şarkılar yepyeni olsa da üzerlerine düşen bir gölge var – kendi hikayeleri, kaderleri itibariyle (Sia’nın şarkıları önce elden çıkarıp, sonra alıcı bulamayınca sahiplenmesi) yeterince özel olmadıkları hissini doğruyor. Tabii albümün olası başarısı bu kanıyı yerle bir edebilir. Bunu ancak zaman gösterecek.

Albümün açılış şarkısı “Bird Set Free” ve Eylül ayında görücüye çıkıp, albüme dair umutlarımızı da yeşerten ilk tekli “Alive” Adele’in 25’ı için yazılmış. İkisi de gerek sözleri, gerek vokaliyle hedefi on ikiden vuruyor. Güçlü ve incelikli. Sia’yla beraber zorlukların ardından hayatta olmanın, ayakta kalmanın kutsanışına çığlık çığlığa eşlik etmeden duramıyorsanız, hayır sizi garipsiyor değiliz.

“One Billion Bullets” başka bir isimde boyundan büyük durma tehlikesi barındırıyor barındırmasına ama Sia’ya yakışmış. Başkasına gitmediği bu anlamda iyi olmuş denebilir. İsabet. “Move Your Body” ise tam da bir önceki şarkının aksine Sia’da maalesef sırıtan nevinden. Shakira için yazılmış şarkı, belki Shakira’nın da yıldızını tekrar patlatabilirdi. “Unstoppable”ı kim söylese beğenirdik bilmiyorum ama Sia’nın ses rengi şarkının duygusunu epey perçinlemiş. “Cheap Thrills” ve “Reaper” Rihanna için yazılmış. “Diamonds” gibi 14 dakikada mı yazılmışlar, Rihanna’ya nasip olsa yine dünya çapında hit mertebesine erişirler miydi bilmiyoruz ama albümün en keyifli işlerinden olduğu aşikar. Sia “Reaper”ı albüme menajeri çok sevdiği için koyduğunu da belirtiyor. Rihanna reddetmiş, Anti’ye uymamış, ne gam! “House On Fire”a kadar gelebildiyseniz pop müziğe alerjiniz yok demektir, dolayısıyla bu şarkıdan da zevk alabilirsiniz. Ama bana kalırsa “House On Fire” bir eşiği imliyor. Bu eşiği geçerseniz albümü nihayete erdirir ya da kaydı yarıda bırakırsınız.

Yazıya da, albümü keşfe de devam mı diyorsunuz? Kabul, Sia’dan daha cesur, alternatif şeyler duymayı ben de arzuluyorum ama başladığımız işi tamamlayalım. “Footprints” Beyonce’nin kendi adını taşıyan albümü için yazılan onlarca şarkıdan sadece biri. “Sweet Design” orta şeker bir şarkıyken, “Broken Glass” albümün risksiz parçalarından. “Space Between” ise Sia’nın pişman olup Rihanna’dan geri aldığı bir şarkı. Albümün deluxe versiyonunda “Fist Fighting A Storm” ve “Summer Rain” adlı iki parça daha olduğunu da hatırlatalım.

Neticede, albüm nihayete erdiğinde yazının başındaki gölgenin hakikati de varlığını sürdürüyor. Hiçbir yere ait olmayan, olamayan bu şarkılar birbirinden bağımsız bir şekilde dinlendiğinde kulağa hoş gelebilir, ama albüm bütünlüğü ve duygusu söz konusu olduğundan “This Is Acting” maalesef sınıfta kalıyor.

Şafak TAHMAZ
7/10