PAYLAŞ

Sıkıntısı, bunalımı bitmeyen ama bunu pek de dert etmeyen bir adamın ağzından dökülen sözleri indie, folk ve country türleriyle harmanlayarak kulağımızın pasını silen Yodelice, 2014 yılının Ekim ayında “Like A Million Dreams” albümünü çıkardı.

Like A Million Dreams YODELİCE ile ilgili görsel sonucu

Kendini özletmeyi belli ki pek sevmeyen sanatçı, Tree of Life (2009), Cardioid (2010) ve Square Eyes (2013) isimli üç stüdyo albümünün hemen ardından çoğunlukla Fransa’da gerçekleştirdiği canlı performanslarından derlediği on dört şarkılık bu albümle tekrar karşımızda. Enstrümanların stüdyo albümlerinden bağımsız tınılar denediği, Yodelice’in vokal varyasyonlarıyla tatlandırdığı, doğaçlarla bezeli bir albüm “Like A Million Dreams”.

Öyle ki, sanatçı “My Blood is Burning”in tizlerinde yarattığı hayal kırıklıklarını aynı şarkıda yer alan çok hoş nüanslarla bertaraf edebilmiş durumda. Doğrusunu söylemek gerekirse sıkı bir takipçi olarak, albümün şarkı listesine bakınca gözlerim “Square Eyes”, “Cloud Nine” ve “Shadow Boxing” gibi birkaç güzide eseri aramadı değil. Beri yandan “Yodelice” denince akla gelen “Free”, “Sunday with a Flu” gibi şarkılar hak ettikleri yeri bulmuş. “More than Meets the Eye”, “Familiar Fire” ve “Lady in Black” bu albümde öne çıkan eserler. “Wake Me Up” ise dinleyeni ilk notadan itibaren alıp peşinden sürüklüyor. Şarkı, sonlarında yer alan hem şaşırtıcı hem çok keyifli elektronik düzenleme dolayısıyla özellikle dinlenmeli. Albümün günah keçisi ise “Free”.

Stüdyo albüm versiyonunda daha ilk dinlemede kendini sevdiren, kasvetli ama sempatik dokusu, video klibiyle hepten içimize işleyen Free, bu albümde maalesef tanınmayacak hale gelmiş. Bunların dışında sanatçının stüdyo albümlerinde yer almayan ancak 2010 yapımı Guillaume Canet filmi “Les Petits Mouchoirs/Küçük Beyaz Yalanlar”da seslendirdiği  “Talk to Me” de romantik bir dokunuş olarak bu albümdeki yerini almış. Keyifle dinleyiniz.

 

Murat Baykan